İlkay Demir
MAHİR Çayan'ın önderliğindeki yasadışı Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi (THKP- C) üyesi olmaktan yargılanan, 68 kuşağının önde gelen isimlerinden İlkay Demir, Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nden (ÖDP) İstanbul milletvekili adayı oldu.
Eşi ve "eylem arkadaşı" Necmi Demir de, aynı partiden Aydın milletvekilli adayı seçildi. "Geçmişe pişmanlıkla da, övgüyle de yaklaşmanın yanlış olduğunu" vurgulayan Demir, seçim çalışmaları için, eşiyle birlikte kolları sıvadı.
1968'le 12 Mart Muhtırası arasındaki dönemi, öğrenci, işçi ve memur hareketleriyle geçirdiğini söyleyen Demir geçmişi şöyle değerlendirdi:
"İnsanların haklarını şiddet yoluyla elde etmelerini önlemek için, demokratik yolları açmak gerekli. Türkiye, çok acı çekti. Bize verilmemişti ama gençlere hakettikleri dünyayı vermeliyiz."
Oğlu lise öğrencisi olan Demir, bugünkü üniversite olaylarını, bir anne duyarlılığıyla izlediğini belirterek şunları anlattı:
"Bir anne olarak, olayları endişeyle izliyorum. Üniversitede satırları görüp, dehşete düşüyorum. Bizim dönemimizde de böyle başlamıştı. Olaylar sonradan tırmanmış, istenmeyen şeyler yaşanmıştı. Şimdiki gençleri daha sağduyulu görüyorum ama, sabrın da bir sonu vardır."
Türkiye'nin sorunlarını, "demokrasinin sınırlarının hala dar olması ve ekonomik çöküntü" olarak niteleyen belirten Demir, TBMM'de, emekçilerin, köylülerin, gençlerin temsil edilmesi gerektiğini kaydederek, içinde bulunulan siyasal tabloyu şöyle yorumladı:
"Türkiye demokratikleşmek zorunda. Siyasi ve idari yapıda köklü değişiklikler yapmak gerekli. Demokrasinin sıkıntısı, herşeyin yukarıdan belirleniyor olması. Bu toplum, her zaman adaletsizliğe maruz kalıyordu, ancak gelir eşitsizliği hiçbir zaman bu boyutlarda olmamıştı. Türk toplumunda ilk kez, ortak bir değişim ihtiyacı var."
Demir'in eşi Necmi Demir de, ÖDP'den Aydın milletvekili adayı seçildi. Demir çiftinin seçim çalışmaları da yoğunlaştı. Seçimlerde baraj sisteminin adaletsizliğinden yakınan İlkay Demir, yine de ÖDP'nin en büyük şansının diğer partilerin umut vaadetmemesi olduğu düşüncesinde.
Çalkantılı bir yaşam
ÖDP'den, önseçimle İstanbul ikinci bölge, birinci sıradan milletvekili adayı olan Demir, TİP'in İstanbul'daki mitingiyle, siyasete ilgi duymaya başladı. İstanbul Üniversitesi işgaliyle, yaşamının çalkantılı dönemine 1968'de adım atan ve aktif rol alan Demir, İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemleri dahil, pek çok öğrenci olayında ön sıralarda yer aldı.
Demir, bu dönemde tanışıp evlendiği Necmi Demir'le birlikte THKP - C'ye katıldı. Çift, İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un kaçırılarak, öldürülmesi olayında yakalandı ve örgüte yardım ettikleri gerekçesiyle idam istemiyle yargılandı. Çayan ve arkadaşlarıyla birlikte yargılanan Necmi Demir; idam, İlkay Demir ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Çift, çeşitli cezaevlerinde sekiz yıl yattıktan sonra, 1979'da Yargıtay'ın kararı bozmasıyla serbest kaldı. Ancak, İlkay Demir, 12 Eylül'den sonra Türkiye İşçi Köylü Partisi üyesi olduğu gerekçesiyle aranmaya başlanınca, eşiyle Belçika'ya kaçtı.
Burada, yarım bıraktığı tıp öğrenimini tamamlayan Demir, doktorluk yaptı, TCK'nın 141 ve 142. maddelerinin kaldırılmasıyla 1992'de Türkiye'ye döndü.


Yorumlar
Yorum Gönder