Kayıtlar

Osmanlı tarihçileri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ruhi Çelebi

Ruhi Çelebi Ruhinin hayatı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Müellifin eserinin birinci kısmına Mebadi, ikinci kısmına Metâlib adı verilmektedir. Ruhi'nin eseri 1511 yılına kadar devam etmektedir. 16. yüzyıl tarihçilerinden Ali, Ruhi'yi kaynaklarında sık sık zikreder. Müneccimbaşı da Ruhi'den faydalanmıştır.'

Behiştî Sinan Çelebi

Behiştî Sinan Çelebi Asıl ismi Ahmed bin Sinan olup "Behiştî" mahlâsı ile şöhret bulan müellif, İstanbul'un ilk subaşısı olan Karıştıran Süleyman Bey’in oğludur. II. Bâyezid döneminde sancak beyliği yapmış olan Behiştî, tezkire kitaplarında Dîvân edebiyatında ilk "hamse"yi yazan, asrının en büyük şairleri arasında zikredilir. II. Bayezid döneminde, işlediği bir suçtan dolayı pâdişahın hışmından korkarak Herat'a kaçan müellif, burada tanıştığı Molla Câmî ve Ali Şir Nevâî'nin şefaati sayesinde affedilerek tekrar İstanbul'a dönmüş ve eski vazifesine yeniden tayin edilmiştir. "Leylî-vü Mecnûn", "Yûsuf-u Züleyhâ", "Vâmık-u Azrâ", "Hüsn-ü Nigâr" ve "Süheyl-ü Nev-bahâr" adlarını taşıyan şiir kitaplarından günümüze yalnız "Leylî-vü Mecnun" adlı eseri ulaşmış olup, yegâne nüshası İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde (TY, no.: 5591) kayıtlıdır. Şairliğinin yanı sıra tarihle de meşgul olan Behiştî...

Sarıca Kemal Dasitan-ı Ali Osman

Sarıca Kemal Dasitan-ı Ali Osman (Selatin-name), Bergamalı olan müellif 1490 yılında II.Bayezid'in emriyle 300 beyitten oluşan Dasitan-ı Ali Osman veya Selatin-name adıyla bilinen Türkçe bir tarih yazmıştır. Yazar Osmanlı komutanlarının kahramanlıklarını över, özellikle Osmanlı Türklerinin Anadolu'ya gelmelerini ve Sultan Alaaddin ile karşılaşmalarını tasvir eder.

Dursun Bey Tarihi-i Ebu'l

Dursun Bey Tarihi-i Ebu'l Feth-Sultan Mehmet Han, İstanbul'un zaptında bizzat bulunmuştur. Divan katibi, Anadolu ve Rumeli defterdarlığı makamlarında da bulunmuş olan Dursun Bey "Tarih-i Ebu’l Feth-Sultan Mehmet Han" isimli II. Mehmet'in ve II. Bayezid'in saltanatının ilk 6 senesini içeren bir eser bırakmıştır. Yazar, Sultan II. Murat devrini kısaca özetledikten sonra Fatih devrini ve II. Bayezid devrini anlatır. Bu kitap 1497-1500 seneleri arasında yazılmıştır. Eser, 1977 yılında Mertol Tulum tarafından İstanbul Fetih Cemiyeti yayınları arasında yayınlanmıştır.

Mehmed Neşrî (ö.1520)

Mehmed Neşrî (ö.1520) Cihan-nüma, II. Murat, II. Mehmet ve II. Bayezid devirlerinde yaşamıştır. II. Bayezid dönemi tarihçisidir. Eser evrensel olup Âdem'den başlar.8 kısımdan oluşur. Son kısmı Osmanlı tarihi ağırlıklı olup 1485 yılına kadar olan olayları anlatır. Neşrî'nin Cihan-nüma'sı “tarihi tarih için yazmada” ilk kıpırdanmayı gösterir. Neşrî'nin Cihannüma'sı “tenkitçi” tarzda yazılmış ilk eserdir. Neşrî, Cem Sultan ile II.Bayezid arasında geçen taht mücadelesinde Cem'in tarafını tutmuş, Cem ölünce II. Bayezid'den af dileyip saraya kabul edilmiştir. II.Bayezid'i öven kasidesi vardır. Neşrî'nin Cihan-nüma'sı kendinden sonraki tarihçilere kaynaklık etmesi açısından önemlidir ve 15. asır için en önemli kaynaklar arasındadır. Eser Türk Tarih Kurumu Yayınları'nca yayınlanmıştır.

Enverî Düstûrnâme-i Enverî

Enverî Düstûrnâme-i Enverî, Eserin British Museum nüshası ve Topkapı Revan yazması üzerinde Fatma Kaytaz tarafından bir doktora tezi hazırlanmıştır. Behiştî'nin vekâyînâmesinin II. Bayezid dönemiyle ilgili kısmı, A. Moser tarafından yayınlanmıştır. Münşiyâne bir üslûpla, manzum ve mensur olarak kaleme alınan eserin, İstanbul Araştırmaları Merkez Kütüphanesi'nde kayıtlı ilk üç cildini içine alan nüshası ve Yıldırım Bâyezid'den Fâtih Sultan Mehmed'e kadarki diğer 4 padişahla ilgili ciltleri içine alan British Museum nüshası ile, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki II. Bâyezid'in ilk yıllarını anlatan son cildi Hakan Yılmaz tarafından yayına hazırlanmaktadır.

Nişancı (Karamani) Mehmet Paşa

Nişancı (Karamani) Mehmet Paşa Tevarihü's-Selatinü'l-Osmaniyye Uzun yıllar nişancılık yaptığı için nişancı vasfı ile ün yapan Mehmet Paşa aslen Karamanlı bir Türk'tür.1 478-1481 senelerinde II. Mehmet'in sadrazamı iken padişahın ölümünü müteakip yeniçeriler tarafından öldürülen Karamani Mehmet Paşa, iki kısımdan ibaret bir Osmanlı Tarihini Arapça olarak kaleme aldı. 1.risale Osman Gazi’den II. Mehmet’in cülusuna kadar (1451), 2.risale 1451’den Mart 1480 arasındaki olayları anlatır. Bu eser yalnızca Osmanlı tarihinden bahsettiği için evrensel bir özellik taşımaz.

Oruç b. Âdil el-Edrenevî (Oruç Beg)

Oruç b. Âdil el-Edrenevî (Oruç Beg) Tevarih-i Al-i Osman, 1503'e (H. 908) kadar gelen olayları anlatır. Fatih Sultan Mehmed ve II. Bâyezid devirleri için ana kaynaktır. Her iki dönemi de ayrıntılarıyla verir. Yahşi Fakih'in "Menâkıb-nâme"sinden söz eder. Aşıkpaşazade ile Neşrî tarihlerini tamamlayacak değerdedir. Nesir tarzında yazılan en eski Osmanlı tarihidir.

Kâşifî Gaza-name-i Rum

Kâşifî Gaza-name-i Rum "Gaza-name'-i Rum";Fatih Sultan Mehmed'in saray şehnamecisi Kâşifî tarafından yazılan ve padişaha sunulan en eski gazavat-name örneklerindendir. Farsça olarak kaleme alınan eser, Sultan II. Murad'ın tahttan çekilerek yerine oğlu II. Mehmed'i geçirmesiyle başlar ve Varna Savaşı'nın ayrıntılı bir biçimde tasvir edilmesinden sonra, Sultan II. Murad'ın tekrar tahta davet edilmesi ve akabinde meydana gelen olaylarla devam eder. Eserin en önemli özelliği; diğer tarih kaynaklarında Sultan II. Murad'ın ikinci kez tahta geçişi müstakil bir padişahlık gibi ele alınırken, Kâşifî'nin diğer kaynaklarda rastlanmadık bir biçimde II. Mehmed'in saltanatını hala devam eder gibi göstermesidir. Bunda kuşkusuz müellifin, II. Mehmed'e duyduğu özel yakınlığın büyük rolü olmalıdır. Eserin günümüze ulaşan yegane nüshası, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Farsça Yazmalar, nr.: 1388'de kayıtlıdır. 2005 yılında M. Esmail'in doktora ...

Çelebi Mehmet

Çelebi Mehmet, II.Murat ve II. Mehmet zamanlarını (1413-1481) idrak eden müellifin 1407’den itibaren verdiği bilgiler çok önemli olup ana kaynak mahiyetindedir. Farsça olan eser Kanuni devrinde Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Eser Karamani Mehmet Paşa, Sarıca Kemal, Ruhi Çelebi, Mehmet Zaim ve pek çok tarihçi tarafından kaynak olarak kullanılmıştır. Türk Boyları ve Osmanlı'larla ilgili son kısmı Nihal Atsız tarafından 1939-49'da iki defa Türkçe’ye çevrilerek neşredilmiştir.

Şükrullâh Efendi (1388-1464?)

Şükrullâh Efendi (1388-1464?) Behcetü't Tevârîh, II. Mehmed (Fâtih, 1451-1481) devri tıpçılarından Şirvanlı Şükrullah ile karıştırılan müellif; 1456’da yazmaya başladığı eserini 1458’de tamamlamış ve devrin meşhur sadrazamı Mahmut Paşa’ya ithaf etmiştir. Behcetü't Tevârîh adlı eseri, 13 kısımdan meydana gelen umumî bir tarihtir. 13.kısım, II. Mehmet’in tahta çıkmasına kadar gelen Osmanlı tarihinden bahseder.

Ahmedi (1334-1412,Amasya)

Ahmedi (1334-1412,Amasya) Dasitan-i Tevarih-i Mülük-ü Al-i Osman (İskendername) Osmanlı tarihinden bahseden en eski eser, Ahmedî’nin "İskender-nâme" adlı eserine müstakil bir kısım olarak ilâve ettiği “Dâsitân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i 'Osmân” isimli manzum parçadır. 8754 beyitten oluşan ve uzun bir mesnevî özelliği taşıyan İskendername bir “evrensel tarih"tir; Âdem ile başlar, Makedonya kralı Büyük İskender’in hayatı ve kahramanlıklarını anlatır. 1390 yılında tamamlanmış ve Germiyanoğlu Süleyman Bey’e sunulmuştur. Ahmedî, daha sonra bu eserinin sonuna Yıldırım Bayezid’e kadar gelen bir Osmanlı tarihi eklemiş ve bunu 1410 yılında I .Bayezid’in oğlu Emir Süleyman’a takdim etmiştir. “Dâsitân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i 'Osmân” adını taşıyan 340 beyitlik bu bölüm, Ertuğrul Gazi’den başlayarak Emir Süleyman’a kadar gelen ilk 200 yıllık Osmanlı tarihi hakkında bilgi verir. Bu eserin İÜ'de kayıtlı olan en eski tarihli nüshasının, 1983 yılında İ. Erünsal tarafından tı...

Hasan b. Mahmûd el-Bayâtî

Hasan b. Mahmûd el-Bayâtî, Câm-ı Cem-Âyîn, Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid dönemlerinde yaşamış olan Hasan bin Mahmûd el-Bayâtî, Fâtih Sultan Mehmed'in saltanatının son yılında, 1481 (h. 886)'da çıktığı bir Hacc yolculuğu esnasında padişahın küçük şehzadesi Cem Sultan'la karşılaşmış ve tarih ve "ensab" ilmine meraklı olan şehzadenin isteği üzerine, yanında bulunan bir "Oğûz-nâme" nüshasına dayanarak, Osmanoğulları'nın nesep silsilesini kronolojik bilgiler ışığında anlatan "Câm-ı Cem-Âyîn" adlı silsilenâmesini yazmıştır. Eser, içerdiği bilgiler ve kurgulama tarzı bakımından alanında tek olması nedeniyle büyük bir değer taşımaktadır. Nitekim söz konusu eserin Türkler'in her peygamber döneminde İslâm dinini tasdik ettiklerine ve müslümanlıkla tanışmalarının bilinenin aksine, sonraki asırlarda değil, bizzat Muhammed peygamber döneminde gerçekleştiğine dair ciddî tarihsel veriler içermesi; onun daha önce Reşîdüddin'in "Câmi...

Hayrullah Efendi

Resim
  Hayrullah Efendi (26 Ekim 1818 İstanbul-25 Aralık 1866 Tahran), Osmanlı hekimbaşı, devlet adamı, eğitimci, şair ve tarihçi. Osmanlı şair ve hekim Abdülhak Molla'nın oğludur. 1839'da babasının başında olduğu Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'ye girdi ve burada eğitim gördü. Tıp eğitimini ders nazırlığı göreviyle birlikte yürüttü.  24 Mart 1840'ta ilmiyeye özel "rütbe-i salise" nişanına layık görüldü. Mekteb-i Tıbbiye'nin baş hekimi Dr. Bernard, 1843 yılında Abdülmecid'e sunduğu raporda Hayrullah Efendi'nin imtihanları geçerek yakında doktorluk diplomasını alacağını yazmıştır. Ayrıca bitirme tezi olarak Türkçe bir eser kaleme aldığını belirtmiştir.  12 Ekim 1843'te Abdülmecid Hayrullah Efendi'yi huzurunda kabul ederek ona pırlantalarla süslü bir kutu hediye etmiştir. Mezun olduktan sonra doktora çalışması Dürûrü'l-muhât, 1844'te ise Tedâvî-i Etfâl (Sıhhatnümâ-yı Etfâl) adlı eserini yayınladı. 1840-1845 yılları arasında bir tıp sözlüğü hazır...

Selim Sabit Efendi

Resim
Selim Sabit Efendi  (d.  1829 ,  Vize  - ö.  1910 ,  İstanbul ),  Osmanlı eğitim bilimci . İlk çağdaş Türk eğitim bilimcidir. Osmanlı modern eğitiminin doğuşunda önemli rol oynamıştır. Türk eğitim tarihinin en önemli eserlerinden birisi olan  Rehnümâ-yi Muallimin (1870)  adlı kitabın yazarıdır. Yaşamı Selim Sabit Efendi, 1829 yılında Kırklareli 'nin Vize ilçesinde doğdu. Babası,  Kırım Tatar çiftçi Mehmet Ağa  idi. İlköğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra eğitim hayatına devam etmek için İstanbul'a gitti Hem medrese, hem  Darülmuallim  eğitimi gördü. Osmanlı Devleti'nin ilke  Erkek Öğretmen Okulu  olan Darülmuallimin'deki eğitimini  1855 'te tamamladı; okulun ilk mezunları arasında idi.  Mezuniyetinin ardından bursla Paris'e gönderildi. 6 yıl kaldığı Paris'te  Mekteb-i Osmani  adlı okulda ve  Muradyan Mektebi 'nde  Türkçe  öğretmenliği yaptı. Bu yıllarda  Frans...

Abdüllatif Subhi Paşa

SUBHİ PAŞA, Abdüllâtif (1818-1886) Osmanlı devlet adamı, ilk Türk nümismatı. Döneminde görev yaptığı padişah Abdülmecid Osmanlı padişahı (1839-1861). Döneminde görev yaptığı padişah Abdülaziz Osmanlı padişahı (1861-1876). 12 Muharrem 1234’te (11 Kasım 1818) Mora’nın merkezi olan Tripoliçe kasabasında doğdu. İlk Maarif nâzırı olan Abdurrahman Sami Paşa’nın oğludur. Özel hocalardan ders aldı. Mora İsyanı esnasında 7 Ekim 1821’de ailesiyle birlikte esir edildiyse de Kasım 1823’te Mısır’a gitmelerine izin verildi. Babası burada Dîvân-ı Vilâyet başmuavinliğine getirildi.  Abdüllatif Subhi, henüz on üç yaşındayken Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın hususi kitâbetine memur olarak girdi. Daha sonra sırasıyla Mısır Mülkiye Kalemi reisliğine, Muhâsebât-ı Mısriyye İdaresi Kalemi birinci başkanlığına ve Mehmed Ali Paşa’nın müsteşarlığına tayin edildi; ardından mîrlivâlık rütbesine yükseldi. Mehmed Ali Paşa’nın vefatı üzerine 1849 yılında babasıyla birlikte İstanbul’a göç etti. 19 Mayıs ...

Ahmedi (1334-1412,Amasya) Dasitan-i Tevarih-i Mülük-ü Al-i Osman (İskendername)

Ahmedi (1334-1412,Amasya) Dasitan-i Tevarih-i Mülük-ü Al-i Osman (İskendername) Osmanlı tarihinden bahseden en eski eser, Ahmedî’nin "İskender-nâme" adlı eserine müstakil bir kısım olarak ilâve ettiği “Dâsitân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i 'Osmân” isimli manzum parçadır.  8754 beyitten oluşan ve uzun bir mesnevî özelliği taşıyan İskendername bir “evrensel tarih"tir; Âdem ile başlar, Makedonya kralı Büyük İskender’in hayatı ve kahramanlıklarını anlatır.  1390 yılında tamamlanmış ve Germiyanoğlu Süleyman Bey’e sunulmuştur. Ahmedî, daha sonra bu eserinin sonuna Yıldırım Bayezid’e kadar gelen bir Osmanlı tarihi eklemiş ve bunu 1410 yılında I .Bayezid’in oğlu Emir Süleyman’a takdim etmiştir.  “Dâsitân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i 'Osmân” adını taşıyan 340 beyitlik bu bölüm, Ertuğrul Gazi’den başlayarak Emir Süleyman’a kadar gelen ilk 200 yıllık Osmanlı tarihi hakkında bilgi verir. Bu eserin İÜ'de kayıtlı olan en eski tarihli nüshasının, 1983 yılında İ. Erünsal tarafından ...

Şükrullâh Efendi (1388-1464?) Behcetü't Tevârîh

Şükrullâh Efendi (1388-1464?) Behcetü't Tevârîh , II. Mehmed (Fâtih, 1451-1481) devri tıpçılarından Şirvanlı Şükrullah ile karıştırılan müellif; 1456’da yazmaya başladığı eserini 1458’de tamamlamış ve devrin meşhur sadrazamı Mahmut Paşa’ya ithaf etmiştir. Behcetü't Tevârîh adlı eseri, 13 kısımdan meydana gelen umumî bir tarihtir. 13.kısım, II. Mehmet’in tahta çıkmasına kadar gelen Osmanlı tarihinden bahseder. Çelebi Mehmet, II.Murat ve II. Mehmet zamanlarını (1413-1481) idrak eden müellifin 1407’den itibaren verdiği bilgiler çok önemli olup ana kaynak mahiyetindedir. Farsça olan eser Kanuni devrinde Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Eser Karamani Mehmet Paşa, Sarıca Kemal, Ruhi Çelebi, Mehmet Zaim ve pek çok tarihçi tarafından kaynak olarak kullanılmıştır. Türk Boyları ve Osmanlı'larla ilgili son kısmı Nihal Atsız tarafından 1939-49'da iki defa Türkçe’ye çevrilerek neşredilmiştir.

Kâşifî Gaza-name-i Rum

Kâşifî Gaza-name-i Rum "Gaza-name'-i Rum";Fatih Sultan Mehmed'in saray şehnamecisi Kâşifî tarafından yazılan ve padişaha sunulan en eski gazavat-name örneklerindendir. Farsça olarak kaleme alınan eser, Sultan II. Murad'ın tahttan çekilerek yerine oğlu II. Mehmed'i geçirmesiyle başlar ve Varna Savaşı'nın ayrıntılı bir biçimde tasvir edilmesinden sonra, Sultan II. Murad'ın tekrar tahta davet edilmesi ve akabinde meydana gelen olaylarla devam eder.  Eserin en önemli özelliği; diğer tarih kaynaklarında Sultan II. Murad'ın ikinci kez tahta geçişi müstakil bir padişahlık gibi ele alınırken, Kâşifî'nin diğer kaynaklarda rastlanmadık bir biçimde II. Mehmed'in saltanatını hala devam eder gibi göstermesidir. Bunda kuşkusuz müellifin, II. Mehmed'e duyduğu özel yakınlığın büyük rolü olmalıdır.  Eserin günümüze ulaşan yegane nüshası, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Farsça Yazmalar, nr.: 1388'de kayıtlıdır. 2005 yılında M. Esmail'in doktor...

Oruç b. Âdil el-Edrenevî (Oruç Beg) Tevarih-i Al-i Osman,

Oruç b. Âdil el-Edrenevî (Oruç Beg) Tevarih-i Al-i Osman, 1503'e (H. 908) kadar gelen olayları anlatır. Fatih Sultan Mehmed ve II. Bâyezid devirleri için ana kaynaktır. Her iki dönemi de ayrıntılarıyla verir. Yahşi Fakih'in "Menâkıb-nâme"sinden söz eder. Aşıkpaşazade ile Neşrî tarihlerini tamamlayacak değerdedir. Nesir tarzında yazılan en eski Osmanlı tarihidir.